top of page
  • Yazarın fotoğrafıFilizH

Önümüzdeki yıl, şarap dünyası iklim değişikliğine ve nesiller arası değişimlere yanıt verecek...

Güncelleme tarihi: 27 Tem 2023


Geçtiğimiz birkaç yıl boyunca, şarap dünyası da tıpkı bizler gibi, küresel salgınla mücadele etti. Tüketicilerin tüketim alışkanlıklarında değişiklikler olurken, özellikle köpüklü şarap pazarında öngörülenlerin aksine talep arttı. Pandemide meydana gelen kapanma, üretici ile tüketici arasında tedarik zinciri sorunlarına neden oldu.


Ama şimdi pandemi sona ermiş olsa da sektör başka sorunlarla karşı karşıya. Tüketim alışkanlıkları değişiyor ve şarap üreticileri, çevreye daha duyarlı olmak ve asmaları aşırı iklim koşullarından korumak için uygulamalarını gözden geçirmek zorunda kalıyor. Kısacası üreticiler de tüketiciler de değişen dünya ile, şarap sektöründeki evrime ayak uyduruyor.


Baby Boomer’lar hala pazarın üst segmentine hâkim olsa da temel ve popüler kategoride şarap içen Y ve Z kuşağının duyarlılıkları, ebeveynlerinden farklı. Y kuşağının daha fazla değer ve alışılmışın dışında çeşitler arama dürtüsü devam ederken, Z Kuşağı sürdürülebilirlik için güçlü bir destek sağlıyor. Bu destek sadece bağcılık ve şarapçılık prosedürleri için değil, aynı zamanda etik işyeri felsefesi için de geçerli.


Tüm bu gelişmeler şarap sektöründe üretim, pazarlama ve satış yaklaşımlarının yeniden değerlendirilmesine neden oluyor. İşte bu nedenle Türkiye’nin önde gelen şarap danışmanlarından Perran Arıbal’dan, 2023 ve sonrasında dünyada ve ülkemizdeki şarap trendleri konusunda görüşler aldık.


“Değerlere Dayalı Şarap Yapımı ve Satın Alma” Ön Plana Geliyor

Eskiden tüketiciler şarabın nasıl üretildiğinden ziyade mantarı açtıktan sonra çıkan şarabın içilebilir olması ile ilgilenirlerdi. Oysa şimdi o günleri çok geride bıraktık. Artık şarap içenler üzümlerin nasıl yetiştirildiğinden, işçilere nasıl davranıldığına ve hatta şarabın nasıl paketlendiğine kadar sorular soruyor. Değerleriyle uyumlu şaraplar istiyorlar ve değerleri sürdürülebilir bir geleceğe odaklanıyor.


İklim değişikliği nedeniyle, eğilim şüphesiz çevreyi koruyan, daha az böcek ilacı kullanan, suyu geri dönüştüren ve çalışanlarına adil bir çalışma ortamı sağlayan şarap imalathaneleri tercihinden yana olacak. Aynı şekilde, temelleri ekoloji ve sağlığın iyileştirilmesine dayanan yeni nesil şarap severlerin ilgisi nedeniyle, düşük müdahaleli, organik ve biyodinamik şaraplar daha çok talep görmeye başlayacak. Bu talebe restoranlar da cevap vermek zorunda kalacağı için, mutfaklarından, servis ettikleri şaraba kadar tüketici taleplerini karşılayan hizmetler sunmak durumunda kalacaklar.


Gelişmekte Olan Bölgeler Ön Plana Çıkıyor

Değişen iklim nedeniyle yangınlar, don, kuraklık gibi faktörler üreticileri zor durumda bırakıyor bu da hava şartlarının zorlayıcı olduğu bölgelerde, üzüm fiyatlarının pahalı olmasına ve buna bağlı olarak da şarap fiyatlarının artmasına neden oluyor. Ancak yapılan araştırmalar ve talepler gösterdi ki; yeni nesil şarap üretim yatırımcısı da yeni nesil şarap severler gibi bilinmedik bölgelere yöneliyor. Yakında raflarda daha önce duymadığımız bölgelerden şarap üreticileri ve şarap markaları görmeye başlayacağız.


Özellikle çok uzun süredir durgun kalan klasik bölgelerin uyuyan alt bölgelerinde inanılmaz şaraplar yapan yenilikçi üreticiler çıkmaya başladı. Örneğin; Denizli Çal bölgesi her zaman Türkiye’nin şaraplık üzümlerinin üretildiği önemli bir bölge olmasına rağmen, Çal bölgesi karakteri ile üretim ve pazarlama neredeyse yoktu. Oysa şimdi Çal bölgesinde 10’dan fazla üretici kendi bölgelerine özel üzümlerle çok özellikli şaraplar üretiyorlar. İnsanlar bilmedikleri görmedikleri yerlerin şaraplarını içmek istiyor.


Hibrit ve Yerli Üzüm Popülerlik Kazanıyor

Klasik dünya şarapçılığının doyması ve yeni neslin yenilik arayışı yakın zamanda hibrit ve yerel üzümlerden üretilen şarapların ön plana çıkmasına neden olacak. Bunlar sürdürülebilir bir geleceğe doğru ilerlemenin sonuçları. Daha az bilinen bazı şarap bölgeleri, yerli üzümlerin hayatta kalmak ve gelişmek için özellikle dirençli olduklarını kanıtlıyor. Uzmanlar, Herodot’un 2500 yıl önce bahsettiği “Moskhatos” denilen üzüm türünün Bornova misketinden başkası olmadığını belirtiyor. Bu da bizim Bornova Misketi gibi yerel bir değeri kaliteli şaraplar üretmede kullanmamız için bir fırsat sunuyor.


Aynı şey bağ zararlılarına, küfe, kuraklığa ve küresel ısınmanın diğer etkilerine karşı dirençleri geliştirilen melezler için de söylenebilir. Pek çok melez daha çok yeni olsa da üreticiler arasında trend olmaya ve yakın zamanda kadehlerimizdeki yerini almaya başlayacak.



Alkolsüz ve Düşük Alkollü Şaraplar Raflarda Yerini Almaya Başlayacak

Artan sayıda şarap tüketicisi sağlıklarına ve zindeliklerine odaklanıyor. Bu nedenle özellikle Avrupa’da birçok üretici sıfır ve düşük alkollü şarapları portföylerine eklemeye başladı. Sıfır alkollü ya da düşük alkollü şaraplara olan talep, “yasal alkol tüketimi” kontrollerinin artmasından kaynaklı talep görüyor olsa da, alkol alımlarını kontrol altında tutmaya çalışan, yasal içme yaşında olan şarap severler de düşük alkollü şaraplar tercih etmeye başlıyor.


Dünyadaki bu değişim teknoloji çağının avantajlarıyla yakın zamanda ülkemizde de yaygınlaşmaya başlayacak. Yakın zamanda restoran menülerinde ve market raflarında alkolsüz ya da düşük alkollü şarap reyonlarını görmek şaşırtıcı olmayacak.

Süper Premium Şaraplar Sektörü Domine Etmeye Devam Ediyor

Değişim rüzgarlarına rağmen, pazarın zirvesinde lüks şarap pazarı canlılığını koruyor. Bu durum aslında pandemi döneminde kendini iyice belli etti. Ülkemizdeki enflasyon ve vergilerle artan maliyetleri düşündüğümüzde artan şarap fiyatları nedeniyle, tüketiciler daha az içiyor ama daha kaliteli şaraplar tüketiyor. Tüm trendlere rağmen dimdik ayakta duran tek şarap kategorisi olarak süper premium şarap kategorisini görüyoruz.


İklim değişikliğinin ironilerinden biri de bağbozumları felakete uğrasa da, artan sıcaklıklar -iyileştirilmiş bağ yönetimi ile birlikte- aynı zamanda üzümlerin olgunlaşmasında daha fazla tutarlılık ve genel olarak geçmişe göre daha iyi şaraplar elde edilmesine olanak veren üzümler üretilmesini sağladı.


Şarap Dünyası, Satışları Artırmak İçin Teknolojiyi Daha Fazla Kullanıyor

Pazarlamanın sürdürülebilirliği, yeni bölgelerin ve yabancı üzümlerin satışı, tüm kategorilerin oluşturulması ve koleksiyonerler için şarap ticareti gibi günümüzdeki pek çok faaliyetin başarısı teknolojiye dayanmaktadır. Bu, özellikle hedef kitle internet çağında büyüdüğü için daha da önemli ve doğru bir uygulamadır.


35 yaşındaki tüketiciler daha yüksek gelir dilimlerine girmeye başlıyor. Bununla birlikte özellikle şarap sektöründe perakende satışlarda kullanılan teknoloji insan iş gücünü azaltıyor. Etiketlerdeki, tabelalardaki QR kodları ile artık şarap severe ilk ağızdan şarap ile ilgili bilgileri sunabiliyorsunuz. Şarap imalathaneleri videolar oluşturuyor ve daha iyi web siteleri ile sosyal medyaya yatırım yaparak, üreticiler ürünleri hakkında tüketicileri daha detaylı bilgilendirebiliyorlar. Yakın gelecekte de şarap kulüpleri ve çevrimiçi aboneliklere ilgi devam edecek. Evden hiç çıkmadan şarabı keşfetmek ve öğrenmek artık daha kolay hale geldi.


Şarap danışmanı Perran Arıbal’ın verdiği bu oldukça değerli bilgiler ışığında diyebiliriz ki, önümüzdeki yıl trend olan tüm bu şeylerle şarap dünyası, 21. yüzyılda çiftçilik, satış ve pazarlamanın gerçeklerini görüp, yapılması gerekenleri yapacaktır. Ekonomideki belirsizlikler, gelişen bir tüketici tabanı ve iklim değişikliğinin iniş çıkışları arasında şarap sektörü direncini artırmaya ve gelişmeye devam edecek.


77 görüntüleme1 yorum
bottom of page